Image Alt

Safra Kesesi Cerrahisi

safra kesesi taşı

Safra Kesesi taşı – Kolelitiazis nedir?

Karaciğerde üretilen ve bağırsağa aktarılan bir salgı olan safra, vücuttaki yağların ve vitaminlerin emiliminde büyük bir öneme sahiptir. Bu salgı, karaciğerin alt kısmında bulunan ve şekli torbayı andıran safra kesesinde birikir. Safrayı depolayıp yoğunlaştırdıktan sonra bağırsağa ileten safra kesesi, vücut sağlığı için önemli bir organdır.

Kolelitiazis, bireyin safra kesesinde sert, çakıl taşı benzeri birikintilerin ortaya çıktığı tıbbi bir durumdur. Ayrıca safra taşı olarak da bilinir. Bu taşlar bir kum tanesi kadar küçük veya bir yumurta kadar büyük olabilir. Safra kesesi, işlevi safrayı depolamak olan insanların karın boşluğunda bulunan küçük bir organdır. Bu organ içinde taşlar oluştuğunda sarılık ile birlikte dayanılmaz bir ağrıya yol açabilir. Safra kesesi taşları ciddi komplikasyonlara neden olabileceğinden, tespit edildikten hemen sonra tedavi şarttır.  İki tip safra taşı veya kolelitiazis vardır.

 

  1. Kolesterol Taşları  

En yaygın olan tür, tüm safra taşlarının yaklaşık yüzde 80’i bu kategoriye girer. Kolesterolden yapılmışlar ve sarı-yeşil renktedirler.

 

  1. Pigment Taşları  

Ayrıca bilirubin taşları olarak da adlandırılan bu taşlar, bilirubinden yapılır ve çoğunlukla hemoliz sırasında gelişir (kırmızı kan hücrelerinin yok edilmesi). Koyu kahverengi veya siyah renktedirler.  

 

Kolelithiazis nasıl oluşur?

Kolelitiazis oluşumunun kesin nedeni henüz belirlenmemiştir. Son çalışmalar kanda aşırı kolesterol varlığının kolesterol taşlarının oluşumundan sorumlu olabileceğine işaret etmektedir. Karaciğerdeki safra aşırı kolesterolü çözemediğinde, safra kesesi taşına dönüşür.  Benzer şekilde, pigment taşları vücuttaki bol miktarda bilirubinin bir sonucu olarak gelişir. Karaciğer hasarı veya kan bozuklukları gibi spesifik durumlar, safra kesesinin parçalayamadığı fazla miktarda bilirubin oluşumuna neden olur. Safra kesesi içinde sert, koyu renkli pigment taşlarının gelişmesine neden olabilir.


Kimler Safra kesesi taşları için eğilimlidir?

Kolelitiyazis gelişme riski aşağıdaki durumlarda daha fazladır:

– Yaş 40 yaşın üzerinde.

– Ailesinde safra kesesi taşı öyküsü olanlar.

– Organ nakli veya kemik iliği nakli geçirenler.

– DM (şeker) hastalarında.

– Karaciğer sirozu varlığında.

– Bariatrik cerrahi (Obezite cerrahisi) geçirenlerde ve bunun sonucunda aşırı kilo kaybı yaşayanlarda.

– Hemolitik anemi ve orak hücreli anemi gibi kan hastalıklarının tıbbi durumlarının varlığında.

 

Kolelitiazis belirtileri nelerdir?

– Üst karın bölgesinin sağ tarafında ağrı.

– Mide bulantısı ve kusma.

– Ateş.

– Sarılık.

– Koyu renkli dışkılama.

– Koyu renkli idrar çıkışı.

– İshal.

-Dilde beyaz pas oluşması

Bazı durumlarda, kolelitiazis herhangi bir semptom üretmediğinde, “sessiz safra taşı” veya “asemptomatik kolelitiyazis” olarak bilinir. Bu durum ayrıca biliyer kolik olarak da bilinir. Vakaların yüzde 80’inde safra kesesi taşları asemptomatik kalır. Hasta rutin sağlık analizi sırasında tespit edilinceye kadar bu durumdan haberdar değildir.  

 

Teşhis nasıl konulur?

Vakaların çoğunda, rutin sağlık muayenesi sırasında röntgen ve alt karın ultrasonu muayenesi sırasında kolelitiazis teşhisi konulur. Ciltte ve gözlerde sarı bir ton fark ederse, ultrason muayenesi, abdominal BT taraması, safra kesesi radyonüklid taraması ve Endoskopik retrograd kolanjiyopankreatografi (ERCP) gibi tanısal testler yapılabilir. Tüm bu testler, hastalarda kolelitiazisin doğrulanmasına veya dışlanmasına yardımcı olur.

 

Kolelitiyazis komplikasyonları nelerdir?

Uzun süre tedavi edilmezse, safra kesesi taşları gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir:  

 

Akut Kolesistit  

Burada safra taşları safra kesesinden safrayı barsağa götüren sistik kanalı tıkar. Karın bölgesinde iltihaplanma, enfeksiyon ile birlikte ciddi rahatsızlık verici ağrıyla sonuçlanır. Safra kesesi taşı olan hastaların yaklaşık yüzde 1-3’ü ileride kolesistit gelişebilir.  Kolelitiazisin diğer komplikasyonları sepsis (kanda enfeksiyon), safra kesesi kanseri, kolanjit (safra kesesinde bir rahatsızlık), ateş, üşüme, sarılık, karın ağrısı ve iştahsızlıktır.

 

Kolelitiazis Tedavisi Nedir?

Kolelitiasis semptomatik hale gelirse, cerrahi en iyi tedavi yöntemidir. Bu cerrahi, kolesistektomi olarak bilinir. Daha önce, cerrahlar genellikle açık kolesistektomi yani safra kesesinin tamamen çıkarılmasını kullanmaktayken, günümüzde laparoskopik kolesistektomi (Kapalı safra kesesi ameliyatı) daha yaygın bir tedavi şeklidir. Bazı doktorlar ayrıca safra kesesi taşlarını eritmek ve idrarla atabilmek için kenodeoksikolik asitler (CDCA) veya ursodeoksikolik asit (UDCA, ursodiol) gibi kimyasallar kullanır. Bununla birlikte, safra kesesi taşlarının erimeme veya tekrarlama olasılığı bu tedaviler ile çok yüksektir ve bu tedavinin etkili sonuçlar göstermesi oldukça uzun sürer.

 

Safra Kesesi Taşları Ameliyatı Sonrası Ağrı Olur Mu?

Laparoskopik ameliyattan sonra hızlı bir iyileşme süreci söz konusudur. Öyle ki, ameliyattan 2-3 saat sonra hasta yatakta doğrulacak hale ve yürüyebilecek hale  gelebilir. Genellikle, bir günlük istirahat süresinden sonra hasta evine gönderilir. Ancak bu süreçte ağrı görülmesi de normaldir. Doktorun tavsiye ettiği ağrı kesicilerle durumun üstesinden gelinebilir.

 

Safra Kesesi Taşları Ameliyatı Sonrası Beslenme

Beslenme aşaması, ameliyattan 3 saat sonra başlayabilir. Bu süreçte yalnızca sulu gıdalar verilir. Sonraki gün hafif bir kahvaltı yaptırılabilir. Ancak ameliyattan sonraki 2 aya kadar fast- food ürünlerinden, aşırı yağlı yiyeceklerden, kızartmalardan, kuruyemişlerden uzak durulmalıdır. Ayrıca, gaz yapan yiyecekler de bu süreçte rahatsız edici olabilir.

Doç Dr. Evren Dilektaşlı
Genel Cerrahi Uzmanı